Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player


Sevilay YÜKSEL sevilayyuksel@
egitimhabercisi.com
Gezip, tozup eğlenmeye biraz ara...
Şu sözlere sanıyorum birçok kişi çevresinde kulak misafiri olmuştur. ‘Dersin başından hiç kalkmadı, gece gündüz çalıştı ama yinede sınavı kazanamadı’ Maalesef her öğrenci sınavda başarılı olamıyor.

Ve her öğrenci ‘mutlaka sınavda başarılı olacak’ diye bir şey de yok.  

 

Nasıl her öğrenciyi aynı tempoda çalışmaya zorlayamıyorsak, he öğrenciden aynı başarıyı beklemek kadar saçma bir durum da olmaz.

 

Çünkü kişilerin ilgi alanları, zevkleri ve yetenekleri birbirinden farklılıklar gösterir.

 

Buna göre her öğrencinin algılama gücü, çalışma şekli ve performansı değişiktir.

 

Günümüzde belki de hiçbir yerde, artık bir sınıfın içindeki tüm öğrencileri aynı bilgileri dayatma diye bir şey kalmadı.  


Fakat bizde hala geri kalmış eğitim metodları uygulanıyor.  


Aile, okul ve dershane öğretmenlerine kadar hemen herkes ilkel çalışma metodları uygulayarak, hatalı öğütler veriyorlar.

 

İstisnalar haricinde durum böyle…

 

Aslında her öğrencinin ilgi, yetenek ve kapasiteleri doğru belirlenerek bir yönlendirme yapılsaydı sonuçlar hiç böyle olmazdı.  

Rehberlik hala çok eksik

 

Gerek okulda gerek dershanelerde öğrencileri doğru düzgün yönlendirme adına, rehberlik alanında önemli denebilecek bir boşluk var.

 

Aile içinde başlayan eksik ve hatalı çalışma yöntemleri, yanlış yönlendirmeye neden olarak, gençlerin meslek seçimlerini bile olumsuz etkiliyor.


Hoş olmayan sonuçlara katlananlar ise yine öğrenciler ve aileleri oluyor.

 

Burada en önemli şey, her öğrencinin rehberlik konusundaki eksikliğin farkına varıp, kendilerini tanımak için kafa yormaları gerektiği.

 

Sürekli olarak kendini geliştiren ve edindiği birikimlerinden faydalanan bir öğrenci, ileriki zamanlarda seçimlerini daha doğru yapabiliyor.

 

Çünkü kişi kendi için çalışma yöntemini yine en iyi kendi belirleyebilir.

 

Alınan kararlara harfiyen uymak, planlı ve programlı bir çalışmayı da beraberinde getirir.


Mesela işi en başından sıkı tutmak isteyen bir öğrenci öncelikle haftayı günlere bölerek başlayabilir.  


Sonrasında yapılan plana okul, kurs, varsa özel ders ve diğer çeşitli faaliyetler eklenebilir.

 

Tabiiki bu aktivitelerin süre olarak ön plana geçmemeleri gerekiyor.


Yapılan planlamadan birinin aksatılması ise, çalışma isteğini azaltarak trenin kaçmasına neden olabilir.


Çok çalışmakla her zaman başarı elde edilmediği düşünülürse, en iyi çalışmanın planlı ve verimli olanı olduğu unutulmamalıdır.   

Sınav hazırlıkları

 

Bu arada YGS sınavıyla ilgili hazırlıklar sürüyor.

Dershanelerde hafta sonu kurslarından sonra hafta içi kursları da giderek yoğunlaşacak.

Herhangi bir kursa gitmeyen ya da gidemeyen öğrenciler de herhalde kendilerine bir çalışma planı yapmışlardır.

Öğrencilerin özellikle bu dönemde biraz sabırlı olmaları gerekiyor.  

Önlerinde uzun bir süre var gibi görünüyor, ancak zaman hızlı geçiyor ve sürenin iyi değerlendirilmesi gerekiyor.

Öğrenciler çalışmaları gereken onca konu ve çözmeleri gereken onca test varken zamanı hoyratça harcamamalılar.   

Zaman zaman olmak kaydıyla gezmek, tozmak, eğlenmek gibi aktiviteler şimdilik biraz ertelenmeli.

Çünkü treni bir kere kaçırdı mı yakalamak gerçekten çok zor!


Yayin tarihi:  05/09/2013
Bu haber toplam 1409 defa okunmuştur
Yazarlar
Untitled Document
Kategori haberleri

Copyright © egitimhabercisi.com
2011
 
 
Bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan
ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
19 Kasım   23:17