Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Anasayfa Yap  |  Sık Kullanılanlara Ekle |  23 .07. 2017

Sevilay YÜKSEL sevilayyuksel@
egitimhabercisi.com
YGS yaklaştıkça adayların gerginliği de artıyor
Üniversite sınavının ilk basamağı olan YGS’ye yaklaşık iki ay gibi bir süre kaldı. Sınav süresi yaklaştıkça birçok evde yaşanan endişe ve gerginliğin dozajı da artıyor.

Bu sınava katılacak çocuğu, kardeşi veya yakını olan ailelerde uzun zamandan beri sınav
stresi yaşayan birçok aday, evinde dokunulmazlık yaşıyor.

Evlerde garip garip agresif davranışlar, herkese bağırıp, çağırmalar …

Kapılar çarpılarak kapanırken, “Sınavı kazanamazsam ben size gösteririm”gibi tehditler savruluyor.

Bu tür sınavlar öncesinde gençlerin yaşadıklarını gözlemlediğinizde öyle şaşırtıcı şeylerle karşılaşıyorsunuz ki…
 
Biri ‘kazanamazsam ne yaparınm‘ diye aklına her estiğinde ağlıyor.

Biri gece yarısı  ikide bir tuvalete kalkıyor.  Biri bildiğim şeyleri unuturum endişesiyle müzik dinlemeye ve televizyon seyretmeye bile  korkuyor.

Bir diğeri, “sınav yerini bir an önce gidip görmem lazım belki o gün geç kalırım” düşüncesiyle gereksiz kuruntu yaşıyor.

Bir başka öğrenci, “sınav günü ya hastalanırsam mahvolurum” gibi tuhaf  düşüncelere takmış.

Bazısı ciddi anlamda psikolojik kaygı yaşarken, bazısı kapris ve inatlaşmadan başka bir şey değil.

Evde anne babalarla tartışma ise çığırından çıkmış. Ne deseler ne yapsalar suç.  En ufak bir davranışları bile batıyor onlara.

Ne yapsalar yaranamıyorlar…
 
Çünkü gençler her fırsatta, “Zaten sınava az kaldı, beni sinir etmeyin, üstüme gelmeyin” diyor.

Anlayacağınız bu günlerde çocukları sınava girecek ailelerde gürültü ve kavga  eksik olmuyor.

Ebeveynler ise şimdilik olup bitenlere sessiz kalmakla yetiniyor.

Sonradan kendilerini sorumlu hissetmemek için çocuklarının hemen her yaptıklarına göz yumuyorlar.
 
Aslında ‘çocukları bu hale getiren kim diye’ bir düşünürseniz …

Eğitimimiz kalitesiz deriz, sistem çarpık deriz, sunu suçlar buna kusur buluruz.

Ama nedense ebeveyn olarak kendimizde hiç hata aramayız.

Bence onların bu hale gelmesinde en büyük etken yine anne babalar.

Çünkü çocukların aynı tepkileri ne arkadaşlarına ne de öğretmenlerine verdiklerini açıkçası bugüne kadar pek görmedim. 

Eee ne ekersek onu biçiyoruz galiba.

Ufak bir hatırlatma

Bu arada aklıma gelmişken sınava hazırlanan arkadaşlara bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum.

YGS sadece bilgimizi ölçen değil, aynı zamanda dikkatimizi de sınayan bir sınavdır.

Bu sınavda uzun bir süre dikkatiniz ve sabrınız da ölçülecektir.

Dikkatiniz sınav sırasında salon gözetmenlerinin kendi aralarında konuşmaları, dışarıdan gelebilecek gürültüler gibi sebeplerden dolayı dağılabilir.

Ancak çevrenizde dikkatinizi dağıtacak pek çok etken olsa bile kontrol altına alabilirsiniz.

Sınava odaklanın ve moralinizi bozmayın.

Sınavda fazla sıvı içmemenizde fayda var. Sınav esnasında tuvalete gitmeniz dikkatinizin dağılmasına neden olabilir.

Üç saat boyunca bir şeyler yiyip içmemeye kendinizi alıştırmalısınız.

Rahatsız edici bu faktörler, sınav sırasında bir çok öğrencinin canını sıkıyor.

Bunları mutlaka dikkate alın!

Çünkü önemli olan sizin başarınız.

Ayrıca şunu aklınızdan çıkarmayın: “Sınava kendinizi ispatlamak ve değerli olduğunuzu kanıtlamak gibi anlamlar yüklemeyin. Sınavın sadece eğitim hayatınızı devam ettirebilmek için gerekli bir araç olduğunu unutmayın. Gerçekte bu sınav, amaçlarınıza ulaşmayı kolaylaştıracak bir fırsattır. Sizlere düşense bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmektir.”


Yayin tarihi:  13/01/2016
Bu haber toplam 1052 defa okunmuştur
Yazarlar
Untitled Document
Kategori haberleri

Copyright © egitimhabercisi.com
2011
 
 
Bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan
ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
23 Temmuz   07:46