Teknolojilerin hızlı gelişimiyle bilgi üretimi ve insan faktörü önem kazandı.
Kaliteli ve bilgili insan yetiştirecek üniversitelerin yeri ve önemi de hiç şüphesiz ki yadsınamaz.
Ancak gerek mesleki gerekse akademik anlamda kaliteli bireyler yetiştirecek üniversitelerin, bugünkü koşullarıyla ne derecede yeterli oldukları ortada…
Geçenlerde yapılan ‘Dünyanın en iyi üniversiteleri’ sıralamasında, listedeki ilk 400’de yine bir tek üniversitemiz bile yer alamadı.
Çünkü bazı üniversitelerin, fakültelerin, hatta bölümler tek tek düşünüldüğünde pek çok açıdan iyi üniversite modeline pek uygun olmadığını görüyoruz.
Ülkemizde üniversiteler ile ilgili değerlendirmeler yapılırken eğitim, akademik kadro yetersizliği, maddi imkansızlıklar ve üniversitelerin ‘köklü reformlara’ ihtiyacı olduğundan bahsediliyor.
Aslında üniversiteleri her anlamda daha da iyi kurumlar haline getirmek için belli başlı kriterler var.
Ve bu kriterler dikkat edilmesi, önlem alınması ve gerçekleştirilmesi çok da zor olmayan şeyler.
En azından bu kriterler gözetilerek yapılacak tüm değişiklikler, üniversitelerde somut gelişmelere yol açabilir.
Mesela üniversitelerde belirlenen keyfi ders programlarını önleyecek tedbirler alınıyor mu?
Bilimsel araştırma hırsızlığının alıntı adıyla yapılan çalıntıların önüne geçmek için akademisyenlere bir uyarı veriliyor mu?
Aynı üniversitede öğretim elemanlarının görev yapma süresi sınırlandırılıyor mu?
Yüksek lisans ve doktora giriş sınavları merkezi düzeyde genel yetenekleri ve bilgi donanımlarını ölçecek düzeyde mi?
Öğretim elemanı seçme ve yerleştirmede kayırmayı, kollamayı önleyecek tedbirler alınıyor mu?
Devlet üniversiteleri ve vakıf üniversiteleri teori ve pratik anlamda eğitime hangi ölçülerde cevap verebiliyorlar ve uygulama anlamında yeterliler mi ?
Tüm bu sorular üniversitelerde alınacak tedbirleri, eksikleri, dikkat edilmesi ve yapılması gerekenleri işaret ediyor.
Üniversiteler adına yapılacak tüm iyileştirmeler öncelikle bu kriterler dikkate alınarak yapılmalı.
Üniversitelerde sadece belli kriterler gözetilerek ve belli bir hedef kitlenin çıkarları doğrultusunda değişiklik yapmak, reform değil adeta deform etkisi yapar.
Bu şekilde ne bizler ne gelecek kuşaklar özledikleri ve düşledikleri üniversiteye asla kavuşamaz.