- Son yıllarda internet hayatımıza öyle çok girdi ki büyük küçük hemen herkes internetsiz yapamaz oldu.
-
- Araştırmalara göre, internet kullanımı ülkemizde son 5 yılda yüzde 700 oranında artmış.
-
- Kullanıcıların yüzde 40’ının ise kendini internet bağımlısı olarak gördüğü ortaya çıkmış.
-
- Özellikle gençlerin interneti bağlılık derecesinde kullandığına dikkat çeken psikoloji uzmanları, bu konuda ciddi uyarılarda bulunuyor.
-
- Uzmanlara göre, “İnternet bağımlılığı, bilgisayar başından kalkınca, internetin eksikliğini hissetmek, titreme, terleme gibi belirtilerle kendini gösteriyor. İnternet bağımlılığı, kişiyi sosyal işlev bozukluğuna kadar götürebiliyor.”
-
- Uzmanlar internet bağımlılığının aynı zamanda, en az madde bağımlılığı kadar tehlikeli olduğunu da her fırsatta dile getiriyor.
-
- Madde bağımlısı olan kişiler, bağımlı oldukları maddeden uzaklaştırılarak tedavi edilebiliyor.
-
- Ancak, henüz bir hastalık olup olmadığı üzerinde tartışılan internet bağımlılığıyla ilgili bir tedavi süreci maalesef bulunmuyor.
-
- Kişilerin interneti hayatlarından birden çıkaramayacakları muhakkak.
-
- İşte bu noktada interneti doğru ve bilinçli kullanmanın önemi ortaya çıkıyor.
-
- İnternette chat ve oyun sitelerine giren çocuklar ve gençler genelde daha bağımlı oluyor.
-
- Bu bağımlılık ise onları sosyal hayattan uzaklaştırdığı gibi sürekli olarak kendilerini yorgun hissetmelerine neden oluyor.
-
- Bu tür çocuk ve gençlere interneti doğru kullanmayı öğretmek yapılacak en doğru yaklaşım.
-
- Okullarda ilköğretim öğrencilerinden başlanarak internetin doğru kullanımıyla ilgili dersler verilmelidir.
-
- Aileler çocuklarını internetin başında saatlerce başıboş bırakmamalıdır.
-
- Öğretmenler fırsat buldukça öğrencilerine internetin ne tür amaçlar için kullanılırsa daha faydalı olabileceği yönünde önerilerde bulunmalıdır.
-
- İnternet kafelerin denetimi daha sıkı ve ciddi bir şekilde yapılmalıdır.
- Aksi taktirde her geçen gün bilinçsiz kullanım yüzünden internet bağımlılarının sayısı artacak ve gerçek ilişkilerin yerini tamamen sanal ilişkiler alacak!
Sınav hatırlatması
Bu arada yaklaşık 4.5 aydan beri üniversite sınavlarına hazırlanan arkadaşlara önemli bir uyarıda bulunmak istiyorum.
Öğrencilerin büyük çoğunluğu ‘daha sınava çok var’ düşüncesiyle ders çalışma işini biraz gevşek tutuyor.
Sınava ilk kez girecek öğrencilerde ‘bu sene şansımı bir deneyeyim olmazsa seneye yine girerim’ düşüncesi hakimken, ikinci kez girecek olanlar ‘zaten çoğu konuyu biliyorum bu yüzden yeni şeyler öğrenmek yerine tekrar yapmak yeterli’ diye düşünüyor.
Her iki düşünce de pek sağlıklı değil.
Üniversite sınavına ilk kez girecek öğrencilerin kaybedilen 1 yılın bile ne kadar önemli olduğunu, sınava ikinci kez girenlerin ise, harcanacak onca emeğin ve paranın bir kez daha boşa gitmemesi gerektiğini bilmeleri gerekiyor.
Ayrıca sınava başvuru sayısında değişmeler ve artmalar olabildiğinden üniversiteye girmenin her yıl zorlaştığı da unutulmamalı.
Bu nedenle sınava ilk kez girecek arkadaşların işi en başından beri sıkı tutmaları, ikinci kez girecek arkadaşlarınsa tekrarların yanında eksik bilgileri üzerinde yoğunlaşarak telafi çalışmaları yapmaları gerekiyor.
Benden söylemesi. İş işten geçti demeden ipin ucunu kaçırmamakta fayda var.