En çok da üniversite sınavına girecek olan öğrencilerde bıkkınlık ve huzursuzluk belirtileri görüyorum.
Sınava hazırlanan bazı adaylar, etraflarında olup biten bir takım şeyleri kendileri için sorun haline getirip, neredeyse hemen her şeyi çalışma isteksizliklerine bahane olarak gösterebiliyorlar.
Özellikle son günlerde kendini gösteren güneşli hava ve canlı atmosfer kimi öğrenciye güzel duygular hissettirirken kimini ise çileden çıkartıyor.
Üniversite sınavına sayılı haftalar kala çalışmaktan iyice sıkılmış olan gençler, belki bu havaların tadını çıkartmak için can atıyor ama yapamadıkları için bunalıyorlar.
Çünkü doğanın canlandığı bu güzel günlerde, onlar kendilerini masa başında bir sandalyeye mahkum, soru çözmek zorunda olan bir esir gibi hissediyorlar.
Bu güzel havalarda pencerenin kenarında dışarıya bakmakla yetinen gençler, bundan nefret ediyor ancak önemli bir şeyi unutuyorlar.
Yorucu bir yıl belki de birkaç yılın son virajına geldiklerini.
Evet.. gençler dışarıda yaşanan hareketli hayata katılamadıkları için kendilerini kötü hissedebilirler.
Hatta kendilerini hapsolmuş gibi de görebilirler. Ancak gençler ister istemez hissettikleri sınav stresinin yanında, bir de bu gibi sebeplerin kendilerini çok fazla etkilemesine izin vermemeliler.
Yolun sonuna yaklaştıkları şu günlerde bitmiş konuları tekrar etmekten ve soru çözmekten fellik fellik kaçmamalılar.
Gençler motivasyonlarını düşürecek her türlü düşünceden uzak durmaya çalışmalı ve geçmeyi çok zor gördükleri bu son viraj için biraz daha sabır göstermeliler.
Aileler de tedirgin
Bu arada eğitim sisteminde yapılacak değişiklikler ile ilgili tartışmalar üniversite adayları ve ailelerini de tedirgin etmeye başladı.
Çünkü yeni sistem ile ilgili basında yer alan bazı haberlerde birtakım yeni iddialar öne sürülüyor.
Örneğin; değişen eğitim sisteminde artık okullardaki ağırlıklı ortaöğretim başarı puanının kaldırılacağı ve yerine sadece ortaöğretim başarı puanının baz alınacağı belirtiliyor.
Dolayısıyla bu durum çocuğu fen, Anadolu gibi zor liselerde eğitim gören birçok veliyi rahatsız ediyor.
Veliler, bu liselerdeki eğitimin zor olduğunu ve ortalamaların çok yüksek olmayacağı endişesi taşıyorlar.
Başka ya da özel okullardaki sınavlarda daha fazla puan alan öğrencilerin ortalamalarının daha yüksek olacağını ve üniversite yarışında çocuklarının geride kalacağını düşünüyorlar.
Ancak velilerin şimdiden böyle bir kaygıya kapılmaları çok da doğru değil.
Üniversite sınav sonuçlarına göre yapılacak yerleştirme sonuçları Temmuz-Ağustos aylarında gerçekleşiyor.
Yani önlerinde daha bir hayli zaman var.
Yine de bu konuda biran önce net açıklama yapılmalı ki öğrenci ve veliler rahat bir nefes alsın.