Eğitim denince okul, okul denince ders, ders denince de ödev akla gelir.
Ödev yapmak, bir çok öğrencinin sevmediği bir şey ancak okulda öğrenilen dersleri pekiştirmek için başvurulan en eski ve klasik yöntem bu.
Öğretmenlerin anlattıkları ders durumuna göre bazen vermiş oldukları ödevin tek amacı aslında, “Öğrencilerin konuları evde tekrar etmesi ve daha iyi anlayabilmeleri”
Burada dikkat edilmesi gereken tek şey, öğrencileri aşırı ödeve boğmamak ve zaman zaman araştırmaya yönelik ödevler vermek.
Hepimiz okul yıllarımızdan hatırlarız. Yıllarca niçin öğrendiğimizi ve ne işe yarayacağını anlamakta zorluk çektiğim bir çok bilgiyi ezberlemek zorunda kalmadık mı?
Ya gereksiz konuları araştırmak için verilen o ödevler. Bir türlü dersin başına oturmak istemezdik.
O günden bu güne değişen çok bir şey olduğunu sanmıyorum.
Gözlemlediğim kadarıyla( tabiiki öğretmenine göre değişiyor) yine bir çok okulda ödevler öğrencilerin kabusu olmaya devam ediyor.
Ödev konusunda bazı dersler hariç öğrencilerin çoğu ya anne-babasından ya da çevrelerindeki büyüklerinden yardım almaya çalışıyor.
Ödevi biriyle birlikte yapmak faydalı bir şey fakat, öğrencinin bu süreçte konuları öğrenebilmesi çok önemli.
Öğrenmek için de kitap karıştırmak, araştırmak gerekiyor. Evinde bilgisayar ve internet olan öğrenciler ise daha şanslı.
Çünkü artık internette öğrencilerin ödevlerine yardımcı olabilecek bir çok site var.
Bu sitelerin öğrencilerin ödevlerini aksatmamalarında faydası olduğu gibi bir çok yönden zararı var.
Öğrencileri hazıra alıştırdığı gibi, internet sayesinde bilgiye kolay ulaşan öğrenci, araştırdığı konuları tam anlamıyla öğrenemeden ödevini hazırlamış oluyor.
Böylece öğrencilere verilen ödevin amacı gerçekleşmemiş oluyor.
Ödev siteleri
İnternetin yaygın olarak kullanılmaya başlanmasıyla birlikte, ilk zamanlarda bilgi alışverişi yapılan sayfalar, zamanla ücretli ödev sitelerinin oluşmasına neden oldu.
Üniversitelerde yapılan bir araştırma, ödev konusunda başvuru kaynağı olarak ortaya çıkan ödev sitelerinin, öğrencilerin okuma, araştırma ve kütüphaneye gitme tutumlarını oldukça olumsuz etkilediğini ortaya koydu.
Ayrıca bu sitelerin idarecilerinin herhangi bir pedagojik eğitim almadıkları, genel olarak birer editör, grafiker, direktör ve bir programcıdan ibaret olduğu ifade ediliyor.
Ödev sitelerinde ekip çalışmasının olmayışı nedeniyle yanlış yönlendirmelere sebebiyet vereceği belirtiliyor.
Araştırma da dikkat çekilen diğer bir noktada işin mali boyutu.
Sitelerin yurt içi kaynaklarının genelde ödevin sayfasını 4 dolara sattıkları düşünüldüğünde, her ödev yaklaşık 5 sayfa olsa sayfası dört dolardan büyük rakamlara ulaşılıyor.
Anlaşıldığı gibi bu siteler genel olarak bakıldığında faydalı bir uzaktan eğitim aracı gibi gözükse de aslında değil.
Çünkü zaman kazandırma, başka bir kaynağı olmayanlara hizmet verme dışında yararı olmayan bu siteler yüzünden bir çok öğrenci, ‘Nasıl olsa internette bulurum' düşüncesiyle konuları iyi kavrayamıyor ve tembelleşiyor .
Tembellik ise öğrenciyi eğitim hayatı boyunca başarısızlık ve hayal kırıklığı yaşamaya mahkum ediyor.