Get Adobe Flash player


Sevilay YÜKSEL sevilayyuksel@
egitimhabercisi.com
Okul öncesi eğitim şart

Bazı okuyucularım bana sitem ediyor: “Yazılarınızda okul öncesi eğitim ile ilgili konulara pek yer vermiyorsunuz” diye.

Aslında bu konuya daha önceki yazılarımda birkaç kez değinmiştim.

Ama okuyucularımız daha çok görmek istiyorsa bir kez daha okul öncesi eğitimin önemini gündeme getirmekten kaçınmam.

Son yıllarda yapılan araştırmalar yedi yaşından önce profesyonel anlamda eğitime başlayan çocukların, bu yaştan sonra okula gidenlerden daha başarılı olduklarını ortaya koyuyor.

Ancak çocukların başarısında büyük etkisi olan okul öncesi eğitime pek önem verilmiyor.

Çünkü veliler çocuklarını kolaylıkla gönderebilecekleri anaokullarına gerekli ilgiyi göstermiyor.

Oysaki okul öncesi eğitim gelişmiş ülkeler tarafından yaygın eğitim sistemi olarak benimseniyor ve bu ülkelerde anaokulu eğitimi almadan ilköğretim okuluna başlayan çocuk sayısı yok denecek kadar az.

Ülkemizde ise özellikle birkaç yıldan beri anaokulu eğitiminin yaygınlaştırılması için çeşitli kampanyalar düzenleniyor.

Bu konuda ailelerin bilinçlenmesi için televizyonlarda da uyarılar yayınlanıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, yurt genelinde daha fazla öğrencinin anaokulu eğitimi alabilmesi için kapsamlı çalışmalar düzenliyor.

Hatta bazı illerde anaokulu ve ilköğretim okullarında derslik sayısının yetersizliği nedeniyle önümüzdeki dönem, anaokuluna gidemeden okula başlayacak öğrenciler için yaz tatili boyunca mevcut okullarda anaokulu eğitim programları düzenleneceği duyuruluyor.

Yerel gazete ve televizyonlarda yayınlar yaptırılarak, velilere bu çok önemli fırsattan bahsediliyor.

Fakat bunca çabaya rağmen çocuklar için böyle bulunmaz bir fırsat karşısında, veliler yine ilgisiz kalıyor.

Nedeni ise velilerin çocuklarını anaokuluna gönderecekleri için tatil yapamayacak olma endişeleri. Velilerin büyük bölümü ‘çocuğumuzu anaokuluna yazdırırsak yaz tatili yapamayız’ diye düşünüyor.

Bence ebeveynlerin tatil rehavetine kapılıp önlerine çıkan bu tür fırsatları kaçırmamaları gerekiyor.

Tüm anne-babalar çocukları için özellikle bu konuda biraz daha özveri göstermeliler.

Bu arada okul öncesi eğitimle ilgili bilgi almak isteyen veliler, www.okuloncesiforum.com, www.okuloncesi.org vb. internet sitelerini ziyaret edebilirler.

Bu sitelerde konuyla ilgili her türlü öğretici ve eğlenceli bilgiyi bulmak mümkün.

Ah şu karneler!

Okulların yarıyıl tatiline girmesiyle beraber bir çok yazılı ve görsel basında, ‘eve zayıf notlarla dolu karnelerle gelen çocuklara baskı yapılmaması, hoşgörülü davranılması gerektiği’ yönünde uzman görüşlerine yer veriliyor.

Herkes ağız birliği etmişçesine kırık notlar aynı zamanda ‘anne-babaların da karnesidir’ diyor. İyi hoş da, acaba dediklerine kendileri inanıyorlar mı?

Çünkü genellikle bu tür sözler, velilerin bir kulağından girip öteki kulağından çıkıyor.

Tabiiki karnesi zayıf notlarla dolu olup da çocuğuna karşı anlayışlı davranan aileler az da olsa vardır. Ancak ister suç kendilerinde olsun, ister çocuk ta sonuç yine değişmiyor.

Kimisi korkudan karnesinde tahrifat yapıyor, kimi evden kaçıyor.

Zayıf karneyle anne-babanın karşısına çıkan çocukların bir çoğu, ya küçümseyici ve kırıcı sözlere ya da kaba davranışlara maruz kalıyor. Nedense kendilerini hiç sorgulamıyorlar.

Ebeveynler çocuklarının daha başarılı olmalarını istiyorlarsa her şeyden önce onları karşılarına alıp konuşabilmeliler.

Sorunu, çocuklarının kapasitelerini iyice anlayıp fazla bir beklentiye girmeden yavaş yavaş çözmeye çalışmalılar.


Yayin tarihi:  2011-01-29
Bu haber toplam 3086 defa okunmuştur
Yazarlar
Untitled Document
Kategori haberleri

Copyright © egitimhabercisi.com
2011
 
 
Bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan
ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
24 Ekim   02:03