Get Adobe Flash player


Sevilay YÜKSEL sevilayyuksel@
egitimhabercisi.com
Üniversite adaylarına yarıyıl tavsiyeleri

Üniversite sınavlarına hazırlanan adaylar için yarıyıl neredeyse tamamlanmak üzere.

Ancak bu süreçte öğrencilerin çoğunda ortaya çıkan davranış şekilleri hiç hoş değil.

Adayların büyük bir bölümü sınav hazırlığına yüksek motivasyon ve enerjiyle başlayıp, kısa süre sonra bezginlik ve bıkkınlık duygusu hissetme başlıyor.

Buna bağlı olarak yıl ortasında öğrencilerde motivasyon ve performans düşüşleri ile ilgili yakınmalar gözleniyor.

Yıl içinde hissedilen gereksiz kaygılar, geride kalmışlık veya yetersizlik duygusu ise “daha fazla çalışmak” düşüncesini doğuruyor.

Oysa ki başarı sadece çok çalışarak elde edilen bir değer değil.

Üniversite sınavı uzun soluklu bir maraton. Her zaman söylediğimiz gibi sınav hazırlığı büyük bir maratona benzetilebilir.

Öğrencilerin hedeflerine başarılı bir şekilde ulaşmaları içinse, belli stratejiler oluşturmaları gerekiyor.

Yani adayların ders çalışmak, dinlenmek, sosyal faaliyetler gibi tüm aktivitelere dengeli bir şekilde zaman ayırmaları şart.

Eğer bunun tam tersi olsaydı işyerlerinde mesai saatleri daha uzun olabilir, okullarda teneffüslere gerek kalmaz, hatta hafta sonları da okullara gidilebilir, yaz tatili anlamını yitirebilirdi.

Bu nedenle sınavlara hazırlanan tüm öğrencilerin enerjilerini doğru kullanmaları, kendileri iyi tanımaları ve gözlemeleri gerekiyor.

Enerjinizi doğru yönde kullanmalısınız

Üniversite hazırlık sürecinde en çok yapılan yanlışlardan biri, 'okulu ve okuldaki notları önemsememektir.'

Sınav sonrasında hesaplanan toplam puanın yüzde 20’sinin okul performansına bağlı olduğu unutulmamalıdır.

Ne sadece okul odaklı, ne de sadece dershane odaklı çalışmak hedef için yeterli olur. Sınava hazırlık sürecinde bazı öğrenciler sistemi sürekli eleştirerek enerji ve motivasyonları üzerinde negatif bir etki yaratırl.

Eğer üniversiteye girmeyi gerçekten istiyorsanız ve kendi ülkenizde okumakta kararlıysanız, sistemi reddetme ve değiştirme gücünüz yok.

Sistemin adil olmadığını düşündüğünüz yanları olabilir ama bu sınava girerek üniversiteli olmayı kafanıza koymuşsanız, bu koşullar altında en iyi ne yapacağınıza karar vermeniz gerekir. Kısa bir süre sonra tüm lise ve dengi okullarda bir sınav yoğunluğu başlayacak.

Öğrencilerin bir çoğu okul ve dershane dengesini oluşturmakta zorlanıyor olabilir. Günlük yapılacak ders tekrarları bu tür problemlerin yaşanmasını engeller. Adayların bilgi yüklemesi açısından gelebilecekleri en yüksek noktaya Mart ayında ulaşmaları durumunda ise, kısa bir düşüş eğrisi başlar.

Oysa öğrencilerin bilgi anlamında en ileri seviyeye Mayıs veya Haziran ayında ulaşmaları, sınavda iyi bir performans sergilemelerini sağlar.

Çünkü yarışın sonunda enerjisi tükenmemiş olanların, başarılı olabilme şansı çok daha fazladır.


Yayin tarihi:  2011-02-19
Bu haber toplam 4829 defa okunmuştur
Yazarlar
Untitled Document
Kategori haberleri

Copyright © egitimhabercisi.com
2011
 
 
Bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan
ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
24 Ekim   02:06