Yüz binlerce öğrenci yaklaşık1 hafta sonra üniversite sınavına gireceği için yoğun stres yaşıyor.
Rehberlik öğretmenleri, eğitim uzmanları ve psikologlar sürekli olarak adaylara sınav öncesi neler yapılması gerektiği konusunda öneriler sıralıyor.
Hatta bunlara bazen diyet uzmanları da katılıyor. Sınav öncesinde ‘şu yiyecekleri yemeli, bu yiyecekleri yememelisiniz’ gibi uyarılarda bulunuyorlar.
Devamlı olarak adaylara soğukkanlı ve sakin olmaları, gereksiz endişeye kapılmamaları gerektiği belirtiliyor.
YGS yaklaştıkça gazete ve televizyonlar, gençlere yardımcı olmak için yayın ve programlarında sınavla ilgili konulara daha çok yer veriyor.
Tabiiki bunca yorum karşısında kafası karışan öğrenciler, “Herkes sınavla ilgili konuşuyor, gerçekten bu sınavı kazanmak çok zor bir iş” diye düşünmekten kendilerini alamıyor.
Bu sınavı kazanmak ortaöğretimde öğrenmiş olduğu temel bilgileri sağlam olmayan ve sistemli bir şekilde çalışmayan öğrenciler için zorlu sayılabilir.
Ancak bundan çok daha önemli bir şey var. Bir çok öğrenciyi etkisi altına alan ve yüksek oranda hissedildiğinde başarısızlığa bile neden olabilecek bu duyguya, uzmanlar ‘kaygı’ diyor.
Ne yapabilirim?
YGS'de en az rakiplerimiz kadar tehlikeli olabilecek bu duyguyu azaltmak için neler yapmak gerekiyor?
Bu sorunun cevabını açıklamadan önce kaygının, bir öğrencinin nasıl düşmanı olabileceğini örnekle anlatalım:
“Sınava hazırlık için düzenli olarak dershaneye giden ve ders çalışan bir öğrenci, YGS yaklaştıkça, “Ya başaramazsam, ya o gün bir aksilik olursa, ya hastalanırsam” gibi gereksiz düşüncelere kapılmaya başlar. Bu düşünceleri kafasında öyle çok büyütür ki, hem çalışma performansı düşer, hem de kendini gereğinden fazla strese sokar. Sınav günü geldiğinde ise bu düşünceler korku yaşamasına neden olur. Sınav anında bildiği bir çok soruyu çözemez. Yakasına yapışan kaygı, sınav sonuna kadar peşini bırakmaz ve başarılı olacağı halde sınavın kötü geçmesine neden olur.”
İşte bu örnekte görüldüğü gibi aşırı kaygı, bir öğrencinin onca emeğinin ve koskoca bir yılın boşa gitmesine neden olabiliyor.
Eğer siz sınava gerektiği gibi hazırlanmışsanız ve elinizden geleni yapmışsanız aşırı derecede kaygıya kapılmanıza hiç gerek yok.
YGS'yi korkulacak bir sınav gibi görmekten vazgeçip, olumlu düşünmeye çalışmalı ve kendinize güvenmelisiniz.
Son olarak kaygıyı azaltmak için neler yapılabileceği konusunda rehberlik uzmanlarının görüşlerine kulak verelim:
*Gergin olduğunu hisseden, son günlerde yakın çevreyle kolaylıkla çatışmaya giren veya aşırı alıngan olduğunu fark eden adaylar, ağır olmayan fizik egzersizleri yapabilirler.
*Yürüyüş yapmak, bisiklete binmek gibi risk içermeyen egzersizlere günde yarım saat veya bir saat ayırmak, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar.
*Her gün YGS’ye kaç gün kaldığını saymak var olan gerilimi daha da artırır. Karamsar düşünceler yerine olumlu düşünmeye çalışın.
*Kazanamama, başaramama olasılığı üzerine durmak, sürekli “ya olmazsa?” sorusunu tekrarlamak hızı kesmekten başka bir işe yaramaz. Sınava kadar elinizden gelenin en iyisini yapma hedefinde olun.
*Sınavdan önce kendinize koşul koymayın.
*Başkalarıyla sınav üstüne konuşmayın.
*Heyecan gereklidir. Heyecanlandığınızda bunun doğal olduğunu, hatta heyecanın bir ölçüde gerekli olduğunu düşünün.
*Zamanınızı planlamaya çalışın.
*Uykunuza özen gösterin ve beslenmenize dikkat edin.
*Kendinize ekstra sorunlar yaratmaktan kaçının.
*Kaygı düzeyinizi düşünceler belirler. Kendinizi başarıya yönlendirin.