Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player


Sevilay YÜKSEL sevilayyuksel@
egitimhabercisi.com
Üniversitede yalnızlık ve kültür şoku…
Üniversitelerde yeni akademik yıl başladı. Bu yıl binlerce öğrenci daha üniversiteli oldu. Çoğu öğrenci ilk defa üniversite ortamı ile karşılaşacağı için oldukça heyecanlı.

Öğrenciler için üniversiteye ilk adım ve ilk izlenimler çok önemli.

Gençler ilk gördükleri, duydukları ve karşılaştıkları durumları uzun süre hatırlıyorlar.

Üniversitenin temiz olup olmadığı, çevredeki kişilerin hal ve hareketleri öğrencilerin kafasında bir tablo oluşturuyor.

Öğrencilerin çoğu ilk günlerde kendilerini koskoca ve karışık görünen bu ortamda yalnız hissedebiliyor.

Özellikle şehir dışından gelen öğrencilerin yeni ortama ayak uydurmaları biraz daha güç olabiliyor. 

Bu noktada üniversitedeki hocalara büyük görevler düşüyor.

Çünkü gençlerin ilk günlerde gördükleri ilgi, sözler ve karşılama onların sonraki durumlarını da etkiliyor.

Tabii her şeyi hocalardan ve üniversiteden beklemek belki doğru değil.
 
Öğrenci dernek ve konseylerinin de bu konuda çaba göstermeleri gerekiyor.

Öğrencileri üniversite hakkında bilgilendirme, onlarla dayanışma içinde olmaları ortama daha çabuk adapte olmalarını sağlar.

Ara sınıflar ne durumda?

Üniversitelerin ara sınıflarında eğitim gören öğrenciler ise, her şeyde olduğu gibi ‘neyin ne olduğunu’ yaşayarak öğrendiler ve tecrübe ettiler. 

Ancak bazı bölümlerde durum farklı… Bu öğrencilerin, mezun olduklarında 'sudan çıkmış balığa' dönmemeleri için şimdiden kendilerini geliştirmeleri gerekiyor.

Bilindiği gibi uygulamaya dayalı meslekleri tercih eden gençler, derslerini çok fazla aksatmamak kaydıyla bazı iş yerlerine girip staj yapabilir ya da çalışabilirler.

Hem mesleklerini tanıma imkânları olur hem de iş hayatının nasıl olduğu konusunda fikir edinmiş olurlar.

Gelelim yeni üniversiteli olan öğrencilere…

Üniversite yaşamı aynı zamanda akademik, sosyal ve kişisel olarak yeni deneyimler yaşayacağınız ve paylaşacağınız gelişimsel bir süreçtir.

Üniversitedeki sosyal yaşamla bütünleşmek, özgürlüklerle baş edebilmek, daha fazla bireysel olmak için mücadele etmek gerekiyor.

Kimi ailesinden belki ilk kez bu kadar uzak, yalnız ve farklı bir hayata başlıyor. Bazısı da büyük hayaller kurup, planlar yapıyor.

Ancak hayal kırıklığı yaşamamak için fazla umutlanmamanızı öneriyorum.

Hayal kırıklığı yaşansa bile bunun sizde karamsarlık oluşturmasına müsaade etmeyin.

Arkadaş çevrenizde olan fakat çok iyi tanımadığınız kişilerin bulunduğu partilere, eğlencelere koşarak gitmeyin.  

Yeni tanıştığınız kişilerle çabucak samimiyet kurup, çok fazla güvenmeyin.

Çevrenizde olup biten olaylara da çok meraklı olmamanız gerekiyor.
 
Herkesten her konuda yardım istemek ise yapılacak en yanlış davranışlardan biri.

En doğrusu çevrenizde bulunan kişileri zaman içinde yavaş yavaş tanımanızdır. 

Kısa sürede yakın bir arkadaş bulamadığınız için de üzülmeyin.

Arkadaşlıkların en kalıcısı ‘zaman içinde emek ile büyüyüp gelişir’ bunu unutmayın.

Kendinize çeşitli hobiler edinebilirsiniz.

Üniversitenizde yapılan sosyal aktivitelere katılabilirsiniz.

Sürekli daha önce alışmış olduğunuz ortamı arayıp canınızı boş yere sıkmamalısınız.

Okuduğunuz üniversitenin özelliği, konumu, adı, geçmişi ne olursa olsun.

Çeşitli örgütlerin, uyuşturucu tuzaklarının pusuda, sizin gibi tecrübesiz gençleri beklediğini aklınızdan çıkarmayın! 

Siz siz olun sonradan pişmanlık yaşamamak için gözünüzü dört açıp, uyanık olun.

İl dışında okumak

Dikkatimi çeken başka bir konu ise küçük yerlerden büyük şehirlere gelen öğrencilerin yaşadıkları sorunlar.

Bu öğrencilerin birçoğu üniversitedeki ilk günlerinde kültür şoku yaşayarak içlerine kapanabiliyor. 

Kısa vadede üniversiteye uyum sağlayamayan bu gençlerde başarısızlık, üniversiteyi bırakma, yabancılaşma, kaygı, depresyon gibi durumlar oluşabiliyor.

Öğrencilerin hem fiziksel, hem de psikolojik sağlıkları olumsuz etkileniyor.

Aslında bu gençlere ihtiyaçları için hangi birimlerden bilgi alabilecekleri konusunda yardımcı olunabilir. 

Üniversitede karşılaşacakları sorunlarla baş etmeleri ve uyum sağlamaları için onlara psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri verilebilir.

Ortamdan sıkılmamaları ve daha az sorun yaşamaları için sportif aktivitelere ve öğrenci kulüplerine katılmaları konusunda yönlendirme yapılabilir.

Bu konuda ailelere de büyük sorumluluk düştüğünü söylemeden geçemeyeceğim.

Eğer çocukları dışarıda bir şehirde okuyorsa, en azından ilk günlerde onları sık sık arayıp bunaltmamalı, hemen yanlarına çağırmamalı, üniversitede kalarak kısa zamanda o ortama alışmalarını destekleyici bir tutum izlemeliler.


Yayin tarihi:  11/10/2014
Bu haber toplam 1288 defa okunmuştur
Yazarlar
Untitled Document
Kategori haberleri

Copyright © egitimhabercisi.com
2011
 
 
Bu sitede yer alan yazı, fotoğraf ve benzeri dokümanlar, izin alınmadan
ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
19 Kasım   23:19